Söyleşi: Şenol Erdoğan

Merhaba. Bu akşam ikinci söyleşimiz ile karşınızdayız. Bu sefer altıkırkbeş yayınları‘nın editörü ve yazar Şenol Erdoğan ile söyleştik. İyi okumalar.

Napıyorsunuz abi siz. Alt kültürünüzü yaratmak mı olay, yoksa onu yaşamak mı?

Doğduğun büyüdüğün “mahalle”dir olay. Altkültür yaratılmaz, oluşur, kentin oluşumuyla paraleldir, şehrin büyümesi ile ilintilidir, köylerde en dip altkültür oluşumlarının varlığı sözkonusudur, meslek localarına, mitlere dek kök salar… öyle yalap şulap bir mesele değildir el hasıl. Ayrıntı yayınları tarafından Türkçeleştirilmiş olan Karanlığın Kültürleri isimli kitabı ders kitabı olarak herkese tavsiye ederim.

Bir film çektiniz, kendiniz de oynadınız, vermek istediğiniz fikirden çok ergenlerin “abi seks var ehehe” gözüyle bakmalarına sebep oldu, sizce film amacından saptı mı yoksa, istediğiniz kitleye, filmi anlayan kitleye, ulaşabildiniz mi?

“Ben” ya da “biz” film çekmedik, filmi yönetmen çekti. Filmin bir amacı vardıysa bence ulaştı, yönetmeni de amacına ulaştı diye düşünüyorum. Sadece bir filmdi. Herhangi bir filmin anlaşılıp anlaşılmaması diye bir şey olduğuna inanmıyorum, filmik evren tamamen bireyin kültür algısı ile işler, ne kadarsan o kadarsındır orada.

“Ölü Şehrin Radyosu” diye bir kitap yazdınız. Militarizmdeki boku püsürü gözler önüne serdiniz. Savaşın kazananı olmaz dediniz. Şimdi de bir çözüm ve barış süreci var. Bu muhabbeti ne kadar samimi buluyorsunuz?

Yaşamdaki tüm politik-ekonomik düzen bir senaryodur. Terör örgütlerinden iktidarlara dek. Ne yazıldıysa o oynanır. Senaristler oyuncular ve prodüktörler.

Aynı zamanda Altıkırkbeş’in Genel Yayın Yönetmenliğini yapmaktasınız, bu durum yazın hayatını ne kadar etkiliyor? Yürüttüğünüz bu işin zorlukları neler?

Benim yazmaya vaktim ve temiz bir aklım kalmıyor ne yazık ki, notlarını oluşturduğum bir novella var, ama asıl derdim “yapmak” benim yazmaktan çok, şimdi sırada iki kitabım var yaptığım, heyecanla onları bekliyorum çıksın diye, “Charles Bukowski ve Meat Ekolü Şairleri”, diğeri ise adını henüz koymadığım bir Hemingway kitabı. Çok önemli boşlukları dolduracak ikisi de…Zorluk kısmına gelecek olursam, ekonomik olarak ferah bir saha değil –ama benimkisi.

Klasik romancılık ve birlikte getirdiği anlayışlardan daha farklı bir tür üzerinden kariyerinizi sürdürüyorsunuz. Gerek romanlarınızda gerekse editörlükte. Beat kuşağına girmeye nasıl karar verdiniz? ‘Bir gün bir şey okudum ve tüm hayatım değişti’ gibi bir yaklaşım mı oldu yoksa daha planlı bir geçiş mi?

Hep dediğim gibi, beat kuşağı sadece ve sadece Amerikan edebiyatının bir koludur, olumlu ve olumsuz çok şişiriliyor, dünyada Türkiye kadar bahsedilen başka bir ülke yoktur. Ben dünyanın edebiyatı ile ilgileniyorum, Amerika dünyada büyük bir alan kaplıyor elbette… (yakından takip edenler çalışmalarımın herhangi bir isimlendirmeyle sınırlı olmadığını bilir.) Tek dilli, cumhuriyet devrimi kazığı yemiş, aşırı genç ve başarısız bir politik deneme bu ülke, kendi edebiyatına haiz değil insanları… Bence kişi doğduğunda ve 7 yaşında ne ise o oluyor, 19, 27, 40 gibi yaş sapmalarım var inandığım, beslendiğiniz süreç ve olgunlaştığınız süreç ve ürün verdiğiniz süreç içine, üzerine yaratıldığınız şeydir, başka bir şansı yoktur kimsenin kendisi olmaktan başka, yoksa Babil’i ye bitir istersen nafile!! El hasıl bu durumlarda zikrettiğim “hep böyleydim,” cümlesi tamamen ontolojiktir!

Peki ya FÜG? Karamsar bir kitap, ruh hali iyi olan bir okuru mahvetme gücüne sahip. Yazarken nasıl bir kitap oluşturmayı denediniz, amacınıza ulaşabildiniz mi?

Füg’ü gece yarısı notlar alırken oluşturdum, sabah olduğunda bitmişti, “kitap” yazmak amacı yoktu işin başında, ertesi gün yazdıklarımı okuyup eklemelerde bulundum ve kenara kaldırdım –çok şeye yaptığım gibi. Tamamına yakını kendi yaşamımdan örülü Füg’ün. Amacım yoktu o sebepten ulaşamamam olasılıksız.

Türkiye’de şu an,  Cumhuriyet tarihinden beri en kalabalık dönemini yaşayan bir orta gelir kuşağı var. Sorgulamadan önüne geleni kabul edip şükür diyen, bu mantıkta ilerleyen bir kuşak. Böyle bir kitleye karşı bir sorumluluğunuz varmış gibi hissediyor musunuz, onları değiştirmek adına?

Hayır! Bu ülkeye entelektüel bir inancım da yok! İdeolojik zaten değilimdir.

Para odaklı işler yapmayan belki de Türkiye’deki tek yayınevisiniz. Siz de burada en tepedeki isimlerdensiniz. 21. yüzyıl tamamıyla para odaklı olduğu için soruyoruz, faturalarınızı ödeyebiliyor musunuz?

Yukarıda bir yerde de söyledim. Biz ne yazık ki para kazanan bir yayınevi değiliz, isterdik, şart da, ama seçtiğimiz eserlerle çok zor. “Para kazanmak” derken yaşamayı kastediyorum. Sosyal medyada en başından beri tersine bir algı var, ama tersten almak bu ülke insanının en iyi yaptığı şey -anal, paso küfür edip paso eleştiriyorlar, okuyoruz hepsini, herkes çok biliyor, herkes aşmış, tuhaf bir hınç ve aşağılık kompleksi var içlerinde -yazık. Neyse “para” diyorduk, evet “çok kazanmak” isterdim, yapmak istediğim çok şey var kazandıklarımı rahatlıkla aynı yolda batırabileceğim. Neyse ben faturalarını zor ödeyen bir insanım –bilenler bilir.

Altıkırkbeş ile bu noktaya gelirken ‘ Müslüman mahallesinde salyangoz satıyorsunuz’ gibi tepkilerle karşılaştınız mı?

Ya herkes bir şey diyor işte. “Kitap” okunmayan bir toprak parçası burası!

Bir şeyler öner de dinleyelim be abi?

Bohren & der Club of Gore

Ve izleyelim?

The Royal Tenenbaums

Ve okuyalım?

Gariplerin Kitabı -Ian Dallas

Sıkmadık dimi ?

Yok be!

556340_382207795202005_125933369_n

Reklamlar
Bu yazı Söyleşi içinde yayınlandı ve , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to Söyleşi: Şenol Erdoğan

  1. Geri bildirim: Söyleşi: Şenol Erdoğan | TRASH KULTURE

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s